Futbol Kültürü
Futbol bir kutsama törenidir. Yağmur, çamur, kötü koşullar, ağır zemin, moralsizlik dinlemez. Her şeyin ötesine geçer kişi yeşil sahalarda: meşin yuvarlak, futbolcunun geniş kitleyle bütünleşip oyunu kazanmak amacıyla gole çevirdiği bir sürecin en anlamlı parçası durumundadır. Ben de bir futbol seyircisiyim; çocukluğumda, neredeyse bütün yaşıtlarımın yaptığını yapamadım: hiçbir zaman bir fanatik olamadım, bir türlü özdeşleşemedim futbol oyunuyla, kendimi bu etkinliğe bırakıp hayattan, her şeyden -kısa bir süre için de olsa- vazgeçemedim. Artık olgun bir insan sayılıyorum, bir futbol takımının taraftarıyım, takımımın maçlarını izlerken kendimden geçiyorum, bütün gol yollarında ben de varım, ofsayta düşüyorum, sert bir darbeyle yere düşüp kısa süreli tedavi görüyorum, takım arkadaşlarımla yardımlaşıyorum ya da kesinlikle “şahsi” oynuyorum, çok tartışmalı bir penaltı kararının başrolünde oynuyorum, maçın hakemi yanlı davranıyor, nedense hep rakip takıma şans tanıyor, nihayet yeniyor, yeniliyoruz, maçın son düdüğü ile birlikte özdeşleşmem de sona eriyor, futbolla ilişkim hep berabere bitiyor. Stanislav Tereba 1958 yılında, henüz 20 yaşındayken çekmiş bu kareyi, Sparta Prag ile Bratislava arasındaki şampiyonu belirleyecek maçtan bir kare, kim kazandı bilmiyorum, futbol aşkına, beni çeken sonuçtan çok mücadelenin kendisi, bunu biliyorum!

"Futbol sadece bir oyun değildir."
17 Temmuz 2009 





Henüz yorum yok; ilk yorumu siz yazın!