Moda Deyişlerden Bir Demet

Moda DeyişlerÇocukluğumdan beri dile dikkat kesilirim. Çevremdeki insanların neler konuştuklarını ve yazdıklarını dikkatle gözlemleyip o kişiler hakkında kendimce çıkarımlarda bulunurum. Mesleğim öğretmenlik olunca, zaman içinde bu konuda daha bir eleştirel oldum.

Son zamanlarda gözüme çarpan, kulağıma takılan, genellikle gençlerin gözdesi durumundaki birkaç moda kullanımdan örnek vermek istiyorum:

  • Lan, Len » Önce Erman Toroğlu‘nda dikkatimi çekmişti. Hemen sonra geniş bir kitle tarafından kullanıldığını gördüm. Örneğin, futbolcu koşuyorsa, Toroğlu yorumluyor: “Ellen, ayaklan, vücutlan gideceksin kaleye..” Nereden çıktı bu rezil kullanım? Hem kulağa hoş gelmiyor hem de hiçbir akılcı açıklaması yok.
  • Hani » Arada sırada benim de dahil olduğum bir alışkanlık haline geldi. Konuşma arasında, belli ki sözümüzü örneklerle güçlendirmek gereksinimi yüzünden, “hani” der olduk. Bu kullanımın zamanla azalacağını düşünüyorum.
  • Harbi » Gençlerin pek rağbet ettiği, özellikle üniversite gençliğinin çok sevdiği bir söz “harbi”.. TDK Genel Sözlük, “doğru, hilesiz, temiz, mert” karşılığını veriyor bu sıfata.. İnce uzun bir demir sopa olduğundan, eğilip bükülmediğinden yakıştırılmış olsa gerek.. Ben bu sözün böylesine geniş kullanım alanı bulmasını, gençler arasındaki güvensizliğin bir göstergesi olarak görüyorum.
  • Kuşum » Genç kızların birbirlerine söylemeyi pek sevdikleri bir seslenme.. Öğrencilerimden de çok duyuyorum ancak 20-25 yaş bayan kitlenin beğenisini kazandı. Göründüğü kadarıyla, kullanım alanı dar olduğundan, bir süre sonra yerini başkaca bir söze bırakacak.
  • Servis etmek » Yemekle ilgili olan “servis yapmak” sözüyle karıştırılmasın. Bu söz, haber değeri taşıyan “gizli” bir konuyu basına sızdırmak anlamına geliyor. Son zamanlarda çok kullanılıyor. Kullanılmasından nefret ediyorum.
  • Loser » İngiliz dilli kültürlerde “kaybeden, hayatta başarılı olamamış” anlamındaki bu söz gençlerin kullanım alanında.. “Luzır” diye seslendiriliyor. Anglo-Sakson kültüründeki “loser” kavramıyla görece yeni serbest pazar ekonomisi yaşayan ülkemizin kültür hayatındaki “loser” pek yakın düşmüyor aslında.. Zamanla anlamına kavuşacaktır.
  • Emo » Punk benzeri bir oluşum; bence yanına bile yaklaşamayacak kadar temelsiz.. Gençler arasında, farklı olmaya çalışıp bunu eline yüzüne bulaştıran, şekilden ibaret, içeriksiz anlamında kullanılıyor.
  • Yok artık » Bir ünlem.. Bir beceri, yetenek isteyen bir iş, abartılmış bir başarıyı kutlamak, şaşkınlık belirtmek için kullanılıyor. NBA basketbolcusu LeBron James’in üç sayılık atışları sonrası Murat Murathanoğlu’nun söylediği “Yok artık LeBron James” ile özdeşleşti.

Şimdilik bu kadar.. Yukarıda birkaçını andığım, güzel dilimizi saran kimi moda deyişlere zaman içerisinde eklemeler yaparım. Hareketli bir kültür dünyası etkileşiminin bu armağanları da zaman içerisinde nasılsa kendi kendini dönüştürecektir.

Kendinize iyi bakın!

Yazdır Yazdır

Henüz yorum yok; ilk yorumu siz yazın!

Yorumlama Birimi