1453 ~ Sultanlar Aşkına

1453“Yıl 1431. Önce güneş tutuldu ve Konstantiniye’de ortalık kapkaranlık oldu. Güpegündüz gökte yıldızlar vardı. Aniden bir kuyruklu yıldız bütün ihtişamıyla Konstantiniye’yi ışıkla doldurdu. Öyle bir ışık ki gözler görmez oldu. O sıralarda Sultan Murat 27 yaşında genç bir hükümdar. Sabahın ilk ışıklarıyla ona müjdeyi verdiler. Gözleri, sevinç yaşlarıyla doldu. Ve tarih, sultanlar aşkına, yeni şehzadesini bağrına bastı.” Can Atilla’nın konsept albümü “Sultanlar Aşkına” bu konuşmayla açılıyor. Osmanlı İmparatorluğu’nun en önemli fethini, İstanbul’un alınışını temel alarak bir dönem panoraması çiziyor Atilla. Bizde New Age anlayışı pek oluşmadı. Aslında derinlemesine bir folklorik müzik geçmişimiz, ondan da öte son derece doygun bir tarihsel altyapımız var. Bu kapsamlı kültürel geçmişin çağımıza uyarlanması için pek bir engel de yok. Bu duruma Batıdan bir örnekse, Loreena McKennitt; kendisi Kanadalı olmasına rağmen başta Kelt müzikleri olmak üzere, neredeyse bütün dünyadan folklorik örneklerle zenginleştirdiği müziğini (2006 içinde çıkardığı “An Ancient Muse” albümünde çok iyi bildiğimiz “Katibim” seslendirilmiş) dinletmeye devam ediyor. Biz her zaman olduğu gibi derin tarihsel zenginliğimizi, kolay algılanıp tüketilebilir, yüzeysel pop kültürüne feda ediyoruz. Can Atilla, albüm tanıtımında şöyle diyor: “Albümün, Fatih ağırlıklı konulardan ziyade, dinleyici için o zamana bir müzikal yolculuk olmasını hedefledim. Osmanlıların yanısıra Bizanslıların duygularından ve hayatlarından kesitleri de işledim. Dinleyicinin bu kurgu içinde o zaman yaşanan duyguları hissedebilmesi bu albümün asıl amacını oluşturmaktadır. Tarih öğrenilebiliyor ama o zamanı ve yaşanmışlıkları hissedebilmek de en az onun kadar önemli olmalı.”Ayşe Erdal’ın bestesi ve yorumuyla, Fatih’in huzuruna peçesiz çıktığı ve onunla gizli bir aşk yaşadığı söylenen Zeyneb Hatun’un çok güzel şiiri, apayarı bir tat kazanmış: Şehâ bu sûret-i zîbâ sana Hakk’dan inâyettir Sanasın Sûre-i Yûsuf cemâlinden bir âyettir Senin hüsnün, benim aşkım, senin cevrin, benim sabrım Demâdem artar, eksilmez, tükenmez, bî-nihâyettir. (Ey şah! Bu süslenmiş, yaratılırken özenilmiş görünüş (hem karakter hem dış görünüş olarak) sana Allah’tan gelmiş bir hediyedir. Öyle ki, Yusuf Sûresi’nin kendisi, senin güzelliğinin sûresinin bir âyeti sanılacak kadar güzelsin. Senin güzelliğin arttıkça benim aşkım; senin cefâ edişin, bana çektirişin arttıkça da benim sabrım artar, eksilmez, tükenmez, sana karşı aşkım ve sabrım sonsuzdur.)

Bu albümü dinlerken, kimi parçaların tek tek de alımlanabileceğini düşündüm. Gülbahar, Zeyneb Hatun’un Gizli Aşkı ve elbet Ayça Dönmez’in güzel yorumuyla Sultanlar Aşkına.. Cihat Aşkın’ın kemanı yine bir ziyafet tadında.. Resmi sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.

Yazdır Yazdır

Henüz yorum yok; ilk yorumu siz yazın!

Yorumlama Birimi