Hızlandırılmış Kurs
Çok Güzel Hareketler Bunlar ekibinden hızlandırılmış kurs skeci ve eğitimimizin parodisi.. Büşra Pekin’i performansından dolayı kutluyorum. Bilindik bir yorum ama, söylemeden geçemeyeceğim: gülüyoruz ağlanacak halimize..
Çok Güzel Hareketler Bunlar ekibinden hızlandırılmış kurs skeci ve eğitimimizin parodisi.. Büşra Pekin’i performansından dolayı kutluyorum. Bilindik bir yorum ama, söylemeden geçemeyeceğim: gülüyoruz ağlanacak halimize..
Ülkemizde tuhaf bir popüler kültür dünyası var. Serbest pazar ekonomisinin yeni geliştiği (ve “gelişmekte olan ülkeler” sınıflamasına dahil) ülkelerde pek sık görülen kültürel değişimden söz ediyorum. En basit, kolay alımlanabilir, tüketim nesnesi müzik ürünleri kolayca üst kültürel değer haline geldi. Bir tıkanmadan söz ediyor herkes ancak çıkış yolu bulmak için ara çözümler üretmekten ileriye gidilemiyor.
Bütün bu hengamede (ya da daha “hafif” deyimle “geçiş döneminde”) klasik Batı müziğine çok haksızlık edildiği kanısındayım. Eskiden beri bizde klasik Batı müziğine karşı -kırılması zor- bir önyargı oluşturulmuştur. Bunun çarpıcı bir örneği, çok değerli Şef, büyük müzik adamı, merhum Hikmet Şimşek’in hazırlayıp sunduğu “Pazar Konseri” programına yıllar boyu gelen eleştiriler; adını “Pazar Kanseri”ne çevirecek kadar çirkinleşmeler olmuştur.
İncesu, Afyonkarahisar ilinin Dinar ilçesine bağlı küçük bir belde.. Ben İncesu’yla bir kitap üzerinden tanıştım. Kültür Bakanlığı’nın yayımladığı bir sanat kitabı: “İncesu: Hediye Edilmiş Günler” adını taşıyan bu kitap, 2002 yılında yayımlanmış. Basım kalitesi, tasarımı ve içeriğiyle hemen beni kendine çeken kitabı incelediğimde bir hayli şaşırdığımı itiraf etmeliyim. 2001 yılında, Almanya’da yaşayan İncesulu yurttaşların kurduğu “İncesu Bilim, Eğitim ve Dayanışma Merkezi” bir kültür etkinliği düzenler. Buna göre, Wiesbaden Yüksek Meslek Okulu‘nun Biçim Sanatı Bölümü‘nden bir grup öğrenci, öğretim üyesi Prof. Guido Ludes başkanlığında İncesu’ya gelirler. Beldenin görsel olanaklarını plastik sanatlara döken gençler, fotoğraf, baskı ve resimlerle İncesu’yu güzel sanatlara konu ederler. 2002 yılında, bu “sempozyum” çalışması kitaplaştırılır. İki dilde yayımlanan kitap, bir beldenin taşıdığı gizilgücün sanatsal varoluşa kattığı anlamı vurgulaması açısından dikkate değerdir.
15 Ağustos 2009 Cumartesi günü Afyonkarahisar ilinin Dinar ilçesine bağlı İncesu beldesindeydim. İncesu Kültür ve Sanat Şenliği‘nin bu yıl onuncusu düzenlendi. Bu şenlikte, önceden bir gezi kitabından tanıdığım Muzaffer Maden’le tanışma şansına sahip oldum.
Yazarın, “Kaşgar ve Ötesi” kitabının sonunda yer alan kısa yaşamöyküsü şöyle:
“Muzaffer Maden, Dinar’ın İncesu köyünde 1929′da doğdu. İlkokulu köyünde, liseyi Afyon’da okudu. Daha sonra 1953′te İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Okulu’nu bitirdi. Bir süre Dinar’da diş hekimliği yaptı. Askerliğini Sarıkamış Askeri Hastanesi’nde yedek subay olarak tamamladı. Aynı zamanda yöre halkının ağız sağlığı hizmetinde de bulundu. Bu arada kuzeyinden güneyine bütün Doğu Anadolu’yu görmek fırsatını da buldu. Sonra Dinar’a işine döndü. Kısa bir süre haftalık “Yeni Dostluk”ta yazdı. 1959 yılında ilk yurt dışı gezisi olarak Akdeniz ülkeleri’ne açıldı. 1962′de İsviçre’ye gitti. Orada evlendi. O günden bu yana İsviçre’de diş hekimliği yapmaktadır. Maden’in en büyük tutkusu kitaplar ve gezilerdir. Tatillerini geziye çıkarak değerlendiren Maden, bugüne kadar, Türkiye’nin komşu ülkelerini, Avrupa’nın kuzey ucundan güney ucuna kadar hemen hemen tamamını, Amerika Birleşik Devletleri’nin Hawaii’ye kadar büyük bir kısmını (3 kez), Bahama, Jamaika adalarını, Kuzey Afrika, Kenya, bütün Güney Afrika’yı, Pakistan, Hindistan, Burma, Tayland, Kamboçya’nın belli başlı yerlerini gördü. 1988 yılında Moskova’nın doğusundaki yabancılara yeni izin verilen Novosibirsk, İrkutsk, Baykal Gölü, Alma Ata, Taşkent, Semerkant, Buhara gibi Orta Asya’nın (Batı Türkistan = Batı Türkeli’nin) önemli yerlerini; 1990 yılında Kuzey Çin ve ünlü İpek Yolu’yla Doğu Türkistan’ın (Doğu Türkeli = Uygur Özerk Bölgesi = Xinjiang’ın) yabancıların görmesine yeni izin verilen yerlerini gezip gördü.