Sanat eğitimi, en güç eğitim süreçlerinden birisidir. Bir yeteneğin ortaya çıkarılması, o yeteneğin eğitilerek evrensel düzeye çıkarılmasından çok daha kolay.. Bu anlamda, sanatın kendisi gibi, eğitimi de çeşitli sanat dalları arasındaki ilgileri bilmeyi gerektiriyor. Çünkü, sanat dalları arasındaki geçişleri, bu geçişlerin tarihsel ~ felsefi süreçlerini izlememiş bir sanat öğrencisi, yeteneği ne ölçüde biricik olursa olsun, kendisini bir “sanatçı” olarak tanımlamakta zorlanacaktır.
Büyük müzisyenlerin, ressam ve şairlerin hayatları, birçok açıdan bir sanat öğrencisine ilham verebilecek iniş-çıkışlarla doludur. Neredeyse her sanatçının fırtınalı bir iç dünyası olduğu göz önünde bulundurulduğunda, özellikle sinema için çok verimli bir kaynak doğmuştur. Yaşamöyküsel filmler, gittikçe dramatik bir sanatsal gösteriye dönüşmüş; sinema, en çok beslendiği kaynaklara yeni ifadeler eklemeye çalışmaktan geri durmamıştır.