Tüketmek
Kimi sözcüklerin dönem dönem sık kullanıldığını biliyoruz. Türlü eğilimlerin yönlendirdiği bu kullanımlar, fazlaca sıklaşmaya başladığında, kanıksamaya varan bir umursamazlığın sonucu olarak önemli ölçüde dilimizi kirletiyor. Bu yazının konusu, yanlış kullanımı rahatsızlık ölçüsüne varan “tüketmek” sözcüğüdür.
Gelenek olduğu üzere, öncelikle sözcüğün yerleşik sözlüklerimizdeki anlamlarına göz atalım:

Tüketme Sözcüğü Üzerine
2 Eylül 2010 

Michel Tournier, kitaplarından birinin Braille alfabesiyle basımı dolayısıyla yazdığı olağanüstü bir önsözde, görmeyen okurlara seslenir. Görmeyenlere yönelik bir kitap pek tuhaf gelmiştir yazara: harfler görsel imgelerdir, kitap somut bir nesnedir çünkü. Parmak uçlarıyla gören okur, dokunulan bir nesneden edineceği sanatsal veriyi, dış dünyanın somut görsel verileri olmaksızın, olabildiğince saf, neredeyse saltık biçimde alımlayacak; kim bilir belki de metnin salt anlamına en çok o yaklaşacaktır. Sonuçta metin, bir önsözü aşarak, görsel imgelerin çağdaş yaşamdaki olumsuz yerine yönelik enfes bir denemeye dönüşür.
Bizde pek geliştirilmeyen alanlardan birisi de dil oyunları olsa gerektir. Batı dillerinin gerek öğretiminde gerekse edebiyat uygulamalarında dil oyunlarının büyük önemi daha 1900′lü yılların başında anlaşılmıştı. 2008 yılında okulda bir Türk Dili ve Edebiyatı panosu hazırlarken ilginç Türkçe oyunları bulmuştum. Kimi eklerle zenginleştirilmiş, panolar için düzenlenmiş biçimine